28 Ağustos 2011 Pazar

Tiyatro

En son 1 Mayıs'ta yazmışım. Üzerinden epey zaman geçti. Nisan ortasından beri hayatımın hiç olmadığı kadar yoğun bir fazına girdim. İş, kurs, başka bir kurs daha... Blog okumak en keyifli yaptığım şeydi, bir miktar hayatımdan çıktı ister istemez. Serviste, metroda, tuvalette telefonun google reader'ından olduğu kadar işte...

Neyse, bu biraz neden yazamadığımın mazereti gibi oldu, çok da önemli değil aslında.

Temmuz başından beri süren tiyatrodan haberdar olmayan yoktur. 3 Temmuz'da arkadaşımın telefonuyla uyandım, "Aziz'i almışlar" dedi. Gitmesi için bir sürü kampanya yaptığımız adamdı, uyku mahmurluğunun da etkisiyle "İyi lan işte ne güzel" dedim. "Olm öyle değil...." deyip uykudayken kaçırdıklarımı anlattı. Bu süreç benim için böyle başladı.

Daha önce de başka bir konuyla ilgili yazarken söylemiştim, Türk adaletine olan güvenim deniz seviyesinin altında, dolayısıyla objesi Fenerbahçe, konusu "şike" olan bir soruşturmanın ele yüze bulaşmama ihtimalini hiç bir zaman düşünmedim bile. Öyle ki, soruşturmanın ilerleyen safhalarında Erman Toroğlu'nun dahi müşteki sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Bir bu bile soruşturma niteliğini gözler önüne serer aslında.

Soruşturmanın ilk safhası güzel bir kişilik testi gibi oldu aslında. Yıllardır daha fazla google ad uğruna objektiflik  naraları atan ama kalpleri Galatasaray sevgisinden ziyade Fenerbahçe nefretiyle çarpan, aşağılık güneşli pazartesi fanatikleri ve türevlerini ağızlarından akan salyayla görmek iyi oldu. Biz yine iyi kötü kimin ne mal olduğunu biliyoruz da, bilmeyen de öğrenmiş oldu böylece.

Suçu belirlenmemiş adamların tutuklanması, 2 seneyi aşkındır Türkiye'de bulunan Emenike'nin ifadesi alındıktan sonra Yabancılar Şubesi'ne götürülüp çalışma izninin kontrol edilmesi gibi absürdlüklere bu ülke senelerdir süren Ergenekon'dan zaten alışkın. O kısım kimseyi şaşırtmamıştır herhalde.

Geçtiğimiz hafta olan Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden ihracı bu hukuksuzluk tiyatrosunda bardağı taşıran son damla oldu. Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılım hakkı elinden alındı ve aynı soruşturmada başkanı tutuksuz yargılanan takım Şampiyonlar Ligi'ne gönderildi. Apar topar başkanının yurt dışına çıkma yasağı da kaldırıldı! Suçu kesinleşmemiş bir kulübü ülke federasyonu ne hakla CL'ye göndermez? Hele yakın geçmişte Milan örneği varken... Haydi diyelim bu kararı verdi, nasıl olur bu takımı küme düşürmez? Hem Fenerbahçe'yi soruşturma bitmeden suçlu ilan edeceksin, hem de Fenerbahçe isminin rantını bırakmaya götün yemediği için küme düşüremeyeceksin. Taşra kurnazlıkları bunlar. İşin daha üzücü yanı bu tarz küçük hesaplar Türkiye'de tutar ve plan sahiplerinin üzerinde hiç beyin çalıştırmadığı belli olan aşağılık planla kazanımları yanına kar kalır. Kimse kalkıp hesap da sormaz. Tepkisizizdir. Şimdiye kadar böyle oldu hep.

CL fiyaskosundan sonra facebook'a şöyle bir şeyler karalamışım;

"fenerbahçe yönetimi yıllardır asırlık mazisini hiçe sayarcasına omurgadan yoksun, iktidarın, paranın, gücün istediği şekilde hareket etti. telekom'a yaranmak için mavi forma da çıkarıldı, ülker'le, acıbadem'le saçmasapan evlilikler de yapıldı. taraftarını satın aldıkları kıçı kırık plastik kart ile saydı, yıllık fenerium ve kombine kart harcamalarına göre kategorize etti. elitlerin takımı ezeli rakibinin yanında bile, yine kuruluşuna ihanet edercesine elit kaldı, halktan, sokaktan uzaklaştı. koca fenerbahçe'yi bağdat caddesi'ne sıkıştırmaya kalktı. kendi taraftarını kendisi fişledi, emniyete teslim etti. çubukluya ağız dolusu küfürler eden adamı eşek yüküyle para karşılığı transfer etti, yetmedi ikinci kaptanlığı verdi. aydın hoca'yı, ibo'yu, zamanında nilay'ı türlü yalanla dolanla taraftarın gözünde küçük düşürüp, kulüpten uzaklaştırdı. bunların hepsi bir tarafa... yaşım itibariyle gençliğimin önemli kısmı ve tribün kovaladığım zamanın tamamında karakterli ve haysiyetli bir yönetimi bize çok gören bu yönetim, kimi ve neyi temsil ettiğini hatırlayıp, takımı ligden çekme basiretini gösterirse, ben şimdiye kadar yapmış oldukları tüm karaktersiz yönetimi unutmaya hazırım!"


Halen de bu fikri taşıyorum. Şimdiye kadar arkasındaki gücün farkında olmayıp güce boyun eğen Fenerbahçe Yönetimi'nden ilk kez karakterli bir karar bekliyorum. Bu takımı ligden çekin! Özellikle yönetim kurulu başta olmak üzere şunu anlamayanlar var; Fenerbahçe nerede oynarsa, orası birinci ligdir!

Hiç yorum yok: